Dünyevi Zevkler Bahçesi Bosch – “Garden of Earthly Delights”

orta panel

Dünyevi Zevkler Bahçesi Bosch – “Garden of Earthly Delights”

Yazıya Oy Ver

Erken Hollanda Dönemi ressamlarından Hieronymus Bosch tarafından yapılmış olan Dünyevi Zevkler Bahçesi ressamın 40-50 yaşları civarında tamamladığı ve en popüler ve en incelikli eseri olarak kabul edilir. Başka hiçbir eserinde bu derece canlı görüntüler ve karmaşık anlamlar üzerine çalışmamış olan Bosch’un eseri yeteneğinin zirvesinde iken ürettiğine inanılır.

Bir orta panel ve üzerine kapanan iki yan panelden oluşan kare şeklindeki eser kapandığında dış kapaklarında başka bir görünüm elde edilir. Dış kapaklarda görünen dünya şekli içeride yer alan görünümlerden çok öncesini, dünyanın yaratılış esnasındaki halini yansıtmaktadır. Kristal bir küre şeklinde betimlenmiş dünya halen oluşmakta ve yeşillikler dünyanın üzerinde yer almaya başlamaktadır. Resmin sol üst köşesinde görünen figür dünyayı yaratmakta olan Tanrı’dır. Üst kısımdaki yazıda İncil’den bir alıntı olan “O konuştu ve oldu; o emretti ve durdu” yazmaktadır. Bu dış kapak görüntüsü ve yazılar ile Bosch eserine dini bir içerik katmış olur.

dünyevi zevkler bahçeşi dış kapaklar

Dünyevi Zevkler Bahçesi “Garden of Earthly Delights” Dış Kapakları – Bosch

İç kısım incelendiğinde ise birbirini kronolojik olarak takip ettiğine inanılan üç ayrı sahne görünmektedir. Soldaki sahne Cennet, ortadaki Dünya ve sağdaki ise Cehennem olarak yorumlanır. Sanat tarihçiler ve eleştirmenler genel olarak eserin “Hayatın Cazibeleri”nin tehlikeli yönlerini gösterip onlara karşı koymak adına yaratılmış bir didaktik eser olduğuna inanmışlardır. Fakat, özellikle orta panelde yer alan yoğun sembolizm birçok uzmanı aslında orta panel’in bir uyarı niteliğinden çok “Kaybedilmiş Cennet”in bir görünümü olarak da yorumlanmasına sevk etmiştir. Dış Kapaklar ve iç kısımdaki ‘öteki dünya’ya dair göndermeler sebebi ile bir kilise sunak panosu olarak tasarlanmış olduğu düşünülebilecek eser, özellikle orta ve sağ panellerdeki sıradışı absürdlükte görünümler sebebiyle aslında bir özel müşteri tarafından da sipariş edilmiş olabileceği kanısını destekler.

Sol panel iç kısmın ilk aşaması olarak kabul edilir ve Cennet’le özdeşleştirilir. Cennet Bahçesi’nde “Garden of Eden” görülen üç ana figür Tanrı, Adem ve Havva’yı betimler. Ortada duran Tanrı, bir elinden tuttuğu Havva’yı diğer tarafında uykusundan yeni uyanmış olan Adem’e takdim etmekte; bir eliyle de birlikteliklerini kutsadığını işaret etmektedir. Tanrı genel betimlere göre oldukça genç, daha çok İsa gibi görünmektedir. Adem bir yandan uzanırken, aynı zamanda da Tanrı’nın ayağına ayakları ile dokunmaktadır. Bu şekilde Tanrı, Adem ve Havva figürleri kapalı bir devre oluşturmakta ve ilahi güç figürler arasında birbirine akmaktadır.

Gözleri yere dönük, erdemli bir şekilde kendini Adem’e sunan Havva’nın masum duruşu ile birlikte Adem’in son derece şaşkın ve ilginç bir bakışa sahip olduğu görülür. Bunun, hem uyandığında Tanrı’yı karşısında görmesi, hem de kendi bedeninden yaratılmış Havva ile ilk kez birlikte olmak için duyduğu ilkel dürtüden kaynaklandığı düşünülebilir. Havva’nın hemen ardında görünen tavşan doğurganlığı, Adem’in arkasındaki ejderha ağacı (dracaena) ise sonsuz yaşamı temsil etmektedir.

Cennet görünümünün geri planını kulübe gibi görünen çeşitli taş ve organik malzemeden yapılmış bir manzara doldurur. Geri plan dönem Avrupalılarına oldukça yabancı görünecek çeşitli egzotik hayvanlar – bir zürafa, bir fil ve avını öldürmüş olan bir aslan – ile doludur. Ön plandaki çukurdan kuşlar ve çeşitli başka hayal ürünü hayvanlar çıkmaktadır. Kuş kanatlarına sahip balık ve insan ellerine sahip kitap okuyan ördek ilginç yaratıklardan bazılarıdır. Bu hayal ürünü yaratıklarla birlikte fil ve zürafa gibi gerçekçi egzotik hayvanların görüntüleri de Bosch’un karşılaştığı çeşitli gezi kitaplarındaki el çizimlerinden gelmektedir.

Bazı eleştirmenlere göre eserdeki Cennet Bahçesi ilk günahın işlenmesi ve kovuluştan önceki masum görünmesi gereken cennetten uzaktır. Adem’in bakışları şaşkınlıktan öte bir beklenti içinde ve hatta şehvetlidir. Bu da insanların ta yaratılışın başından itibaren ilk günahı işlemek için lanetlenmiş olduğuna dair inanışı destekler. Bazı orta çağ inanışlarına göre Adem ve Havva aslında ilk günahı işlemeden de cinsel birliktelik yaşıyorlardı; fakat ilk günah yasak meyvenin yenmesinden sonra üreme amacının dışında cinselliği tatmaları sonucu işlenmişti. Bu ilk günaha dair göndermelerden biri olan ağaca dolanmış yılan da resmin orta kısmında sağda görünmektedir.

dünyevi zevkler bahçesi orta plan

Orta Panel:

Bu panel üçlü resme ismini de veren geniş bahçe manzarasını gözler önüne serer. Sol kanat ile aynı ufuk çizgisini ve benzer şekilde konumlanmış iki merkezi havuz görüntüsü sol panel ile zaman ve mekan bazından bağlantı sağlar. Buradaki manzara soldaki cennet görünümü değildir, fakat tam olarak maddesel bir ‘dünya’ görünümü sunduğu da söylenemez. Bahçe çok sayıda erkek ve kadın figürleri ile birlikte çeşitli büyüklüklerde hayvan türleri ve meyveler ile doludur. Gerçek ve hayal ürünü bu yaratıkların arasında insanlar çiftler ve gruplar halinde çeşitli ilginç ve hatta şehvetli hareketleri hiç çekinmeden – sanki bir ergenin cinsel meraklılığını yansıtır gibi – sergilemektedirler.

Orta paneldeki çok sayıda insan figürü yer yer cinsel hazlar aldıkları, kendi kendilerine eğlendikleri, hayvanlarla oynadıkları ve doğayla bütünleştikleri türlü aktivitelerde aslında masumane ve bencilce eğlenmektedir. Geri planın ortasındaki büyük mavi kürenin içinde görünen bir adam partnerinin cinsel organını okşarken hemen yanlarında bir çıplak kalça görünür. Kürenin bulunduğu nehirde kocaman bir kırık yumurtaya girmeye çalışan çok sayıda figür görünürken, farklı renkte (beyaz ve zenci görünümlü) aşıklar, denizkızı görünümlü yaratıklar, bir çileğin etrafında toplanmış oturan bir grup gibi incelendikçe seyirciyi daha da hayrete bırakan çok sayıda şaşırtıcı figür gözlemlenebilir.

Panelin birçok kısmında gruplar halinde beyaz ve siyah derili insanlar ile vücutları kahverengi tüylerle kaplı insanlar bir arada yer alırlar. Bu ilginç betimlemenin sembolik anlamının ilkel insanlığa mı işaret ettiği, yoksa modern uygarlığa bir alternatifi mi gösterdiği kesinleştirilememiştir.

orta panel

Sağ alt köşede resimdeki tek giysili figür olan adam görünür. Diğer figürlerden farklı olarak boğazına kadar kapalı giyinmiş olan bu adam figürü, diğer figürler gibi açık renkli saçlı değil, koyu kahverengi saçlıdır ve idealize edilerek çizilmiş bir yüzü yoktur. Hemen önünde yere dirseğini koymuş, elinde bir elma tutan yine tüylerle kaplı bir kadını işaret etmektedir. Ağzı kapatılmış bu kadın figürü sanki bir sır söyleyecekmiş de susuturulmuş gibi görünürken bu iki figürün yine Adem ve Havva olması olasılığı üzerine yorumlar yapılmıştır.

Panelin geri ve ön plandaki havuzlarında çiftler karmaşık halde yer alırken ortadaki yuvarlak havuzda kadınlar ve onların çevresinde hayvan grupları üzerine oturmuş dönen erkekler görünmektedir. Bu dönen erkek grubunun içinde sol üstte kahverengi atının üzerinde takla atan adam havuzdaki kadınların dikkatini çekmek ister gibidir. Bu şekilde erkekler ve kadınlar arasındaki doğal etkileşim ve çekim gücü de vurgulanmaktadır.

Bazı sanat tarihçilerine göre bu orta panel yıkım ve çöküşten önceki geçici ve eğlendirici yozlaşmayı gösteren bir alegoridir. Bu tuhaf eğlenceler ve cinsellik içinde kaybolmuş figürler aslında kendilerini bekleyen cehennem azabından habersiz şekilde yozlaşmakta ve günah işlemektedirler.

Öte yandan çocuklar ve yaşlılardan arınmış bu insanlar topluluğu sonu ve amacı olmayan bir yaşama dair de bir yansıma sunar. Adem ve Havva’nın Cennet’ten kovulduktan sonra dünya üzerinde çocukları olduğu düşünülürse, bu orta panelin Adem ve Havva’nın (dolayısıyla insanlığın) cennette kovulmadan devam ettikleri bir yaşama gönderme yaptığı da düşünülebilir.

Sağ Panel:

Sağdaki panel Cehennem panelidir ve diğer iki panele göre çok daha sıradışı ve absürd görünümlere ev sahipliği yapar. Bosch’un hayalgücünün doruğa çıktığı bu panel karanlık bir geri planla birlikte kurak topraklar, karanlık sular ve yer yer görülen alevler ile seyirciye bir cehennem panoraması çizer. Bu panelde Bosch, dünyanın cezbediciliklerine kanan ve sonsuz lanete maruz kalacak olan günahkarların dünyasını resmeder. Diğer iki paneldeki doğal güzelliklerden eksik kalmış olan bu panelde bir gece görünümü betimlenir ve yanan şehirler, işkence odaları, savaş, cehennem zebanileri, mutasyona uğramış insan yiyen yaratıklar gibi çeşitli nahoş görüntülerle doldurulmuştur. Diğer panellerde çıplaklarını özgürce sergileyen insanlar bu panelde artık çıplaklığın erotizmini yitirmiş ve göğüslerini ve cinsel bölgelerini kapatmaya ve utanmaya girişmişlerdir.

Geri plandaki yanan ve patlayan dağ görünümleri ile birlikte büyük bir savaş görünümü yansıtılmıştır. Kalabalık ordular gibi görünen işkenceciler bir köprüyü geçmekte ve çeşitli yerlere ve insanlara saldırıp yakıp yıkmaktadırlar. Alevlerin etkisi ile geri plandaki nehir kan rengine bürünmüştür. Orta kısımlarda alev çukuruna itilen ve yanan bir fenerin içine tıkıştırılan insanlar görülebilir.

Ön planda daha ilginç görünümlü figürler çeşitli işkencelere ön ayak olmaktadırlar. “Müzisyenlerin Cehennemi” olarak adlandırabilecek bir kısımda lavta ve arpa çarmıha gerilmiş gibi asılmış figürler, bir insanın kalçasına yazılmış notalara bakarak şarkı söyleyen bir koro grubu müzik ve eğlencenin günahkarlığını vurgular niteliktedir. Hemen ön plandaki kalabalık arasında seçilen tavla, zar ve iskambil kağıtları gibi nesneler kumar ve çeşitli oyunlara dair günahların cezalarının verilişini yansıtır.

Eserin odak noktasında kırılmış bir yumurta kabuğunu andıran gövdesini yaşlı ağaçlardan oluşan bacaklar üzerinde taşıyan “Ağaç-Adam”dır. Adamın kafasının üstünde taşıdığı disk üzerinde iç organları çağrıştıran bir tulum görünümlü yaratık görünür. Cellat görünümlü bir gri figürün merdiven dayayarak çıktığı gövdesinde ise bir taverna içinde oturan eğlenen insanlar yer almaktadır. Ağaç-adamın yüzü efkar ve pişmanlık ile dolu gibi görünmektedir. Bosch’un kendi portresi de olabileceği düşünülen bu yüz belki de ressamın kendi sıradışı hayal dünyasına attığı imzasıdır.

Ön planda sağda görülen kuş kafalı yaratık bir yandan insanlarla beslenirken oturduğu tahtın alt kısmında da onları şeffaf baloncuklar içinde aşağıdaki çukura boşaltmaktadır. Kafasındaki ters dönmüş kazanı bir taç gibi taşıyan bu figür “Cehennemin Prensi” olarak adlandırılır.

Eserde çeşitli ölümcül günahlar ayrı ayrı cezalandırılmaktadır. Gurur, prensin tahtı altında uzanan kadının bir zebaninin kalçasındaki aynada kendi aksini görmesi ile; öfke, ağaç-adam’ın hemen sağında kurtlar tarafından yenen şövalye ile; tembellik, prensin sağında yatağında yatarken şeytanlar tarafından ziyaret edilen adamla; sahtekarlık ise ön plandaki tavşan tarafından yönlendirilen işkenceci grupla gösterilmiştir.

Orta Çağ’da günahın özü ve erdemin kaybedilişinin yegane sebebi sayılan şehvet ve cinsellik eserin genelinde günaha teşvik edici ve sonunda cezalandırılmaya sebep yaratıcı olarak sunulmaktadır. İlk panelde Adem’in Havva’ya bakışı ile ima edilmiş şehvet, orta paneldeki çeşitli cinsel oyunlarla genişletilmiş, üçüncü panelde ise diğer günahlarla birleştirilip cezalandırılır halde gösterilmiştir.

Bosch’un cehennemi alışılageldik ikonografik sembollerden oluşan bir ortam sunsa da aslında fantastik bir dünyayı yansıtmaz. Aslında aksine birçok gerçekte varolan elementi bir araya getirerek başarılı bir karmaşa kompozisyonu oluşturmuştur. Kuzey Rönesansı’nın sahip olduğu yeniliklerin çok ötesinde bir öngörüye ve güce sahip olan bu eser, Bosch’un yüzyıllar öncesinden modernizme ve sanatta özgürlüğe attığı büyük bir adımdır. Döneminin çok ötesinde bir tarz ve üslup içeren bu yapıtla Bosch sanat tarihinin unutulmaz ressamları arasında yer almayı başarmıştır.

Konum: Prado Müzesi “Museo Nacional del Prado”, Madrid
Tarih: 1490-1510
Dönem: Rönesans
Alt Grup: Kuzey Rönesansı “Northern Renaissance”

 

 

 

 

No Comments

Post A Comment