kara-defterden

Gevşemeye çalışırken, yine tüm haykırışlar sana gidiyor. İçtiğim bira sen, içtiğim sigara sen oluyorsun sanki. Bu genç ama yaşlı ruh çok şey yaşamasına rağmen seninle hep heyecanlı hep cesur ve hep arzulu… Bensizlik seni kavururken emin ol ben sensizken huzuru arıyorum. Hep böyle yaşadım hayatımı değiştirmeye...

Her an göçecekmiş gibi duran tavana bakarak ellerini uzatmışken üstüne gelir cümlelerin, senin kurduğun sana ait olan cümlelerin gelir üstüne… Seni dinlemeyen kelimeler gibidir bunlar her zaman seni dinleyen cümlelerin dinlemez seni içini acıtır kalbini zorlar… Canın yansın istersin, ağlamak istersin hayatın mutluluğuna karşın kalbini kırsınlar...

Çok kez ağladım kendimi aynada gördüğümde. Kimi zaman da kardeşlerimiz var en sarılıp ağlanası, boğazında düğümlenen cümlelerim söyleyemediklerin, isyanlarımla onlara sarıldım. Paylaşamıyorsun ya, uzaktan baktığında barlar sokağına mutlu ya herkes, alkolden bilincini yitirmiş kavga eden delikanlılar hariç. Dört tekerlek dünyada yayan kalmışım ben. Otostop ne...

Evet, buradan başlayabilirsiniz, cam kırıklarını temizleyin yerden. Tek bir parçasını bile görmek istemiyorum, lütfen. Duvardaki yağlıboyalar ve fotoğraflar kalsın lütfen. Gelenlerin görmesi gereken izler olmalı; ama şu gözünün içine bakar gibi duran bayanları kaldıralım lütfen, gereksizler. İzler olmalı; ama geçmişimi bilmelerini istemiyorum nedense. Galiba günah...

Avucumu açtım konacak hiçbir yeri olmayan düşüncelere, Elimin tüm çizgilerini ezberlettim kaybolmasınlar diye. Az geldim onlara yetmiyordu büyüklüğüm, Daha da büyümeliydim… Adına düşünce dediklerim Yemi yerken elimi acıtan kuşa benzedi. Ellerimle besliyordum biraz daha nazik olamaz mıydı? Parmaklarımın ucundaydı her şey, Her zaman benim arzularıma göre hareket eden, Titreyen ellerim isyan mı ediyordu acaba? Bakarken...

  Tanrıya gelen acılı sızıntılar arasından dürüst olanları seçildi. Her bir cümlede daha da derine işleyen duygulardan seçildiler. Tanrı biliyordu dürüstü, yalancıyı, ikiyüzlüyü… Teker teker ayrıldılar. Tanrının onlara dokunmalarını beklediler çaresizce. Kalbi hala atanlara ellerini uzattı Tanrı, gerçekten gerçeği görmeye çalışanlar için. Ama fark edilmenin huzurunu yaşayan...

Her cümleden, duştan, şarkıdan, sigaradan, yemekten, filmden, yalandan, yüzmeden, fotoğraftan, kitaptan, viskiden, resimden, sohbetten, ön sevişmeden ve orgazmdan sonra yeni bir kimlik yeni bir ten giysi olarak tekrar üstünden çıkarana kadar. Yeni kan grubuyla şekil alan damarlar, hücreler, metabolizma ve kişilik. Tekrar tekrar deja vu. Her...

Çok sıcaktı nefesi, dansını yeni bitirmiş ondan. Keskin hatları delicesine savruluyordu rüzgârda. Üşüdüğünü söylüyor ama nasıl ısınacağını bilmiyordu. Onun düşündüklerinden çok üsteydim haberi yoktu. Yaşadığını sanıyor hâlbuki kirleniyordu, nasıl yaşayacağını bilmeden oynayıp duruyordu. Saçlarını savurarak… Başladım konuşmaya, bence insanlar yanındakileri bile zor duyacağını o yerlere girip...